
Lastikler ..
Lastik,
Lastikli tüfeklerde hareketi
sağlayan, kauçuk ve türevi
materyallerden imal edilen
ve tüfeklerin performansını
doğrudan etkileyen ana
bileşendir.
Lastiğin ana maddesi
kauçuktur.Kauçuk aslında bir
ağaç adıdır. Bu ağacın
kendisinden ve özsuyu olan
lateksinden elde edilen
maddeler endüstride kullanım
sahası bulmuştur. Son
yıllarda tabii kauçuğun yanı
sıra sentetik kauçuğun da
üretilmesi ile pek çok
kauçuk türü ortaya
çıkmıştır. Kauçuğun en
önemli özelliği yüksek bir
elastikiyete sahip olması
yani yeniden eski haline
dönebilen bir
uzayabilirliğinin olmasıdır.
Kauçuk işleme endüstrisinin
gelişmesinin ve hemen her
sektörde kullanılmasının
temelinde de bu vardır.
Lastik, Lastikli tüfeklerde
hareketi sağlayan, kauçuk ve
türevi materyallerden imal
edilen ve tüfeklerin
performansını doğrudan
etkileyen ana bileşendir.
Tüm
dünyada yıllık 15 milyon
tonun üstünde kauçuk
üretilir; bunun yaklaşık
üçte biri doğal kauçuktur.
Kalanı, petrolden elde
edilen kimyasal maddelerle
yapılan yapay (sentetik)
kauçuktur. Doğal kauçuk
kauçuk ağacının (Hevea
brasiliensis) kabuğundan
akan sütümsü özsudan
(lateks) elde edilir. Bu
ağacın en iyi yetiştirildiği
bölgeler ekvatorun
çevresidir. Doğal kauçuk
yetiştiren başlıca ülkeler;
Brezilya, Nijerya, Liberya,
Zaire, Güney Hindistan, Sri
Lanka, Malezya, Endonezya,
Tayland ve Filipinler'dir.
Doğal kauçuk üretimi
plantasyonların (büyük
çiftlikler) yanı sıra küçük
çiftliklerde
gerçekleşmektedir.
Yapay kauçuk ise, çoğu
ülkede petrol arıtma
sistemlerinin yakınlarında
kurulan fabrikalarda
üretilir. U.S.A. başta olmak
üzere en çok Japonya,
Almanya ve Fransa'da
üretilmektedir. 100'ün
üzerinde değişik yapay
kauçuk türü vardır. Kauçuk
esnek bir maddedir;
gerildiğinde kendinin birkaç
katı kadar uzatılabilir yada
sıkıştırıldığında biçimi
değiştirilebilir, ama
serbest bırakıldığı zaman
gene başlangıçtaki biçim ve
boyutlarını alır.
Güney ve Orta
Amerika'da Maya
uygarlığından kalan
kalıntılarda en az 900
yıllık ham kauçuk topakları
bulunmuştur. Avrupa'ya ilk
bilgileri getiren Kristof
Kolomb'tur. Kolomb, Haiti
Yerlileri'ni ağaç sakızından
yapılmış bir topla oyun
oynarken görmüştü. 18.
yüzyılda iki Fransız
botanikçi, François Fresneau
ve Charles de la Condamine,
uzunca bir süre Güney
Amerika'da kaldılar. Kauçuk
ağacını ilk tanıtan 1730 da
Fresneau oldu. Amerika
Yerlileri kauçuk ağacına,
ağlayan ağaç anlamında
cahucho diyorlardı. La
Condamine, 1736?da Paris'e
kauçuk örnekleri gönderdi ve
Yerliler'in kauçuktan nasıl
ayakkabı, savaş kalkanı ve
şişe yaptıklarını, ayrıca bu
maddeden su sızdırmaz
malzeme olarak nasıl
yararlandıklarını
anlatmıştır. 19. yüzyılın
ortalarına kadar kauçuk az
bulunan ve pahalı bir madde
olarak kaldı. Kauçuk
başlangıçta yalnızca Güney
Amerika'dan ve özellikle de
Brezilya'dan
sağlanabiliyordu.
1876'da Henry Wickham,
70 bin kauçuk ağacı tohumu
topladı; bunları Londra'nın
yakınlarındaki Kew'daki
Krallık Botanik Bahçeleri'ne
getirdi ve tohumların
limonluklara ekilmesini
sağladı. Büyük bölümü
Asya'daki özellikle Sri
Lanka'daki botanik
bahçelerine gönderildi. Bu
arada 11 kadar fidenin de
Malezya'ya ulaştığı
sanılıyor. 1889'da
Singapur'daki botanik
bahçelerinin yöneticiliğine
getirilen Henry Nicholas
Ridley, yeni bir lateks elde
etme yöntemi geliştirdi ve
bunun üzerine kauçuk üretimi
hızla artmaya başladı.
Böylece Güneydoğu Asya'daki
plantasyonlardan elde edilen
kauçuğun önemi, Güney
Amerika'dan gelen yabani
kauçuğa göre giderek arttı.
1907'de plantasyon kauçuğu
dünyadaki toplan
gereksinmenin yüzde 5'ini
karşılarken 1914'e
gelindiğinde bu oran yüzde
50'nin üzerine çıkmıştır.
Tüfek lastiklerinde kullanılan ürünler doğal veya sentetik kauçuktur.
Doğal kauçuk ürünleri sahip
olduğu bal renginden
anlayabilirsiniz. Sentetik
kauçuklar ise siyah veya
farklı renkte olabilirler.
İlk üretilen sualtı tüfeklerinde kullanılan lastikler doğal kauçuktu.
Fakat doğal kauçuk güneş ve
tuzlu suyun etkilerinden
kısa sürede etkileniyor ve
özellikle bağlantı
yerlerinde çatlamalar
deformasyonlar oluşmaya
başlıyordu. Doğal kauçuğun
sahip olduğu esneklik ve
hızlı toplama avantajı
ömrünün kısa olmasının
dezavantajıyla
karşılaştırıldığında amatör
kullanıcılar için sürekli
bir lastik değiştirme
ihtiyacı doğuruyordu.
Üreticiler lastiklerin
ömürlerinin daha uzun olması
için sentetik kauçuk
ürünleri kullanmaya
başladılar. Bu ürünler de
uzun ömürlüydü fakat zor
kurulması ve yeterince güçlü
atmadığı için çok popüler
olamadılar.
90?lı yıllardan itibaren
çift komponentli tabir
ettiğimiz içi doğal kauçuk
ve dış çeperi sentetik
kauçuk kaplanmış ürünler
kullanılmaya başlandı. Bu
türdeki lastikler hem kolay
kurulup hızlı atış yapıyor
hem de tuzlu su ve güneşin
aşındırıcı etkilerine daha
uzun süre dayanıyordu.
Şu anda piyasada en çok
tercih edilen ve satılan
ürünler çift komponentli
lastiklerdir.
Lastikler çap olarak farklı
modellere göre farklı
kalınlıklarda
üretilmektedir. 14 mm - 16
mm -18 mm 20 mm çaplarında
üretilen lastiklerin en çok
tercih edilenleri 18 mm ve
20 mm ölçülerinde
olanlardır. Farklı markalar
17 mm, 17.5 mm, 19 mm, 19.5
mm ve 21 mm gibi ara ölçüler
de yapmaktadırlar.

Lastiklerin kalınlığı
arttıkça, üzerlerinde
yük-gerilim-kuvvet
biriktirme kabiliyetleri
artar.
Kuvvetin değerini etkileyen
ise sıkıştırma miktarı ve
yay (lastik) sabiti gibi
değişkenlerin çarpımıdır.
Bunu formüle edersek
KUVVET = SIKIŞTIRMA MİKTARI
x YAY (LASTİK) SABİTİ
Kuvvetin artacağı her değer
değişiminde sabit kütlede
ivme de artacaktır. İvme
birim zamandaki hız artışı
demek olduğuna göre hız da
buna bağlı olarak
artacaktır.
Kuvveti (hızı) arttırmak
için SIKIŞTIRMA MİKTARI'nı
arttırabiliriz. Yani
normalde olması gerekenden
daha kısa bir lastik takarak
gerilme mesafesini arttırır
ve lastiğin daha hızlı bir
şekilde atış yaptırmasını
sağlayabiliriz.
LASTİK SABİTİ'ni
değiştirerek yani daha kalın
bir lastik takarak da şişi
hızlandırabiliriz. Burada
dikkat edilmesi gereken
zıpkın gövdesinin boyu ve
rijitliğidir, 90 cm ve
üzerindeki
zıpkınlarda özellikle
lastik çapı arttırıldığında
veya lastik boyları
kısaltıldığında zıpkın
gövdesine uygulanan güçten
dolayı gövde de eğilme veya
esnemeler olabilir ve
balistik etkilenir, bu
sebeple ahşap veya karbon
gövdeli zıpkınlar tercih
edilir. Ayrıca belli bir
kuvvettin üzerinde enerji
şişe aktarılırsa şişte
vibrasyonda başlayacaktır.
Şişin kalınlığı, ağırlığı
vibrasyonu azaltır, zıpkın
gövdesinde şiş kanalı olması
vibrasyonu azaltır. Aynı
enerjiyi tek lastikle
uygulamak yerine birden
fazla lastikle şişe
aktarmakta vibrasyonu
azaltır; örnek vermek
gerekirse 100 cm lik
zıpkında tek 20 cm lik
lastiği 24 cm uygulamaktansa
2 adet 16 cm lastik
uygulamak daha doğrusal bir
atış sağlayacaktır, av
esnasında iki adet lastiği
kurmak ve zıpkını hazırlamak
daha fazla zaman alacağı
için bu tarz modifikasyonlar
genelde avcılar arasında
tercih edilmez. Suda ki asıl
gerçek balığı vuran
zıpkındaki lastiktir, o
lastik avcının en iyi
lastik+şiş+zıpkın boyu
kombinasyonudur.
Burada dikkat etmemiz
gereken bir husus daha var.
Lastiklerin kalınlığının
yanında iç delik çapını da
ölçülerini hesaba katmamız
gerekir.
Örnek vermek gerekirse ; 20
mm kalınlığında bir
lastiğimiz mevcut. Bunun iç
delik çapı ne kadar küçükse
o kadar fazla materyal
barındıracak ve bu da kuvvet
biriktirme kabiliyetini
arttıracaktır. Yani 20 mm
kalınlığında fakat iç delik
çapı 2 mm olan bir lastik,
20 mm kalınlığında fakat iç
delik çapı 4 mm olan bir
lastikten daha fazla kuvvet
biriktirecek ve buna bağlı
olarak daha hızlı atacaktır.
Standart Lastik Boyları

Ayrıca
çevirme lastikler içinde
aşağıdaki formül kullanılır
Lastik gerilme boyu = Lastiğin takılacağı çentik boyu ile kafa arası
ölçülerek hesaplanır. Aynı
formülde çıkan sonucu ikiye
bölerek çevirme olmayan
lastikler için boy
hesaplanır
16mm=lastik gerilme
boyu/3.8*2
18mm= lastik gerilme boyu
/3.6*2
19mm= lastik gerilme boyu
/3.4*2
20mm= lastik gerilme boyu
/3.2*2
Zaman içinde kullandığımız zıpkına alıştıkça, farklı lastik
kombinasyonlarını denyerek
zıpkınımızın mesafesini
arttırabiliriz. Örnek vermek
gerekirse 100 lük zıpkında
24 cm lik 20 mm çapında
lastik kullanılması zıpkın
menzilini 50 cm kadar
arttıracaktır,fakat lastik
boyu kısaltılmış bu zıpkının
ilk başlarda tepmesi fazla
olacaktır zaman içinde bilek
alıştıkça doğrusal atışlar
artacaktır. Ben bu tip
modifikasyonlu zıpkınlarımı
asıl av bittikten sonra
kullanırım ya da özellikle
hareketsiz hedeflere
alıştırma atışları yaparak
bileğim alışana kadar asıl
avda kullanmam. Önemli olan
kullanıdığınız zıpkına
alışmanızdır.
Oğuz Pınar