Zıpkınla Balık Avı ve Serbest Dalış Sitesi






 

 

Köşe Yazıları
 

AVDA SESSİZLİK

 

   Teknoloji ve endüstrinin ilerlemesiyle birlikte hava kirliliği ve buna bağlı olarak küresel ısınma ve su kaynaklarının kirlenmesi zaten çok sınırlı olan av alanlarımızın daha da daralmasına neden olmaktadır.Özellikle kıyılarımızda sanayi ve evsel atıklardan kaynaklanan su kirliliği balıklar üzerinde yoğun bir göç baskısı oluşturmaktadır.Balık populasyonları kirliliğin olmadığı ve av baskısının daha az olduğu yerlere ilerlemektedir.Özellikle kıyılarımızdaki trol ve gırgır teknelerinin yaptığı avcılık bunu tetiklemektedir.Tüm bu sebeplerden dolayı bizim avlanabildiğimiz alanlardaki balıklar da daha zor avlanabilir hale gelmiştir.Biz zıpkıncılar da kendimizi gerek kapasite bakımından gerekse teknik yönden geliştirme çabası içerisine giriyoruz.Kapasitemizi artırmak yoğun bir antrenman programı,kondüsyon,diyet,pranayama,yoga gibi yoğun bir çalışma periyodunun yanı sıra herşeyden önce zaman gerektirmektedir.Teknik açıdan ise avcı ile balık arasındaki en önemli unsurlardan biri ise sestir.Ses sualtı dünyasında coğu kez görüntüden daha önemli bir ögedir.Su ortamı havadan çok daha yoğundur.Suda aynı hacimdeki havadan cok daha fazla molekül bir arada bulunur.Bu molekül yoğunluğundan dolayı ses dalgaları çok daha hızlı yayılır.
  Bir çok balığın beslenmesi dolayısıyla bir çoğunun da ölümü sese bağlıdır.Bu yüzden sese karşı çok duyarlıdırlar.Ses dalgalarını ortama göndererek bu dalgaların avın üzerine çarpıp geri dönmesi yani eko yapması sayesinde avın yerini ve büyüklüğünü tespit ederek avlanan pek cok balık türü vardır.Balıkçılık yapan büyük teknelerdeki eko sounderların genel çalışma prensibi de basitçe böyledir.Bazı balıklar çeşitli organlarından çıkardıkları sesleri üreme çağrısı olarak da kullanabilmektedir.Bir çoğu yine ortamdaki seslerden faydalanarak yem olmaktan kurtulur.Ses balıklar için bu kadar önemli olduğu için ses algılama sistemleri de bizden çok daha ileri düzeydedir.
  Biz zıpkıncılar meramıza ulaşıp suya girdiğimizde aslında çok kısa bir süre önce orda olan bir çok belki de trofe değerinde balığı hiç göremeyiz.Çünkü o balıklar bizim istemeden çıkardığımız veya sebep olduğumuz sesleri algılamış ve biz daha onlarca metre uzaktayken çoktan uzaklaşmışlardır.Özellikle berrak ve durgun sularda çıkarmış olduğumuz sesler yüzeyden balık görmemizi engellemektedir.Sessiz avlanabilmek için alabileceğimiz önlemleri gözden geçirecek olursak;

*Meraya bot ile gidiyorsak av yerine yaklaştığımızda su dalgalıysa; motoru düşük devire getirerek ilerlemek,su durgun ise; kürek çekerek ilerlemek merada balıkla karşılaşma olasılığımızı artıracaktır.

*Dalış elbisemizi giyerken kullandığımız şampuan elbisenin sürekli üzerimizde hareket halinde olmasına ve gıcırtı şeklinde ses çıkarmasına neden olur.Elbisemizi giydikten sonra elbisenin içine su sıkarak kullandığımız şampuanı temizlemek hem elbisenin üzerimizden kayarak ses çıkarmasını engeller hem de deterjan esaslı olan şampuanların denizi kirletmesini engellemiş olur.

*Elbisenin içinde kalan hava kabarcıkları elbise vucuda ne kadar iyi oturursa otursun biz dibe inip çıkarken kemere kadar gelip aşağı yukarı hareket eder.Bu hareket gıcırtı şeklinde sesler yaratır.Bu sesi engellemek için kemer takmadan suya girerek kapşon ve kollardan içerde kalan havayı çıkarmak gerekir.

* Bir numara büyük olan çorap ve palet ayaklıkları biz palet vururken ayağımızdan kayarak ses çıkarır.Uygun bedendeki çorap ve ayaklık kullanarak bu sorunu çözebiliriz.

*Yüzeyde nefeslenirken ağzımızda olan snorkeli dalmadan önce kafamızı tamamen suya sokmadan ağzımızdan atmamız gerekir.Eğer çıkarmazsak ya da dibe inerken çıkarırsak borunun içinde kalan hava dibe eğik açıyla indiğimiz için hemen çıkmaz ya kademeli olarak çıkar ya da dibe inip pozisyonumuzu düzelttiğimizde sesli kabarcıklar halinde çıkar ve her ikisinde de balıkları ürkütebilir.

*Akıntılı sularda maskeye başka bir aparat ile bağlı olan snorkel dipte yatarken ağzımızda olmadığı için başımızı sağa sola hareket ettirdikçe maskeye çarparak hem bizi rahatsız eder hem de ses çıkarır.Snorkeli maske kayışının altına sokmak pek konforlu olmamakla birlikte bu sorunu engeller.

*Dipten yukarı çıkarken sol elimizle yapacağımız basit bir itme hareketi dip zemininden ayrılırken hem paletlerin sert zemine çarparak ses çıkarmasını engeller hem de palaların çizilmesini engeller.Sonuçta bir dahaki inişimiz için mera bozulmamış olur.

*Balık dizgisi olarak kullanılan teller dipteyken taşlara sürterek istenmeyen seslere neden olabilir.Misina ucuna paslanmaz çelik bir aparat takılması şeklindeki dizgiler daha rahat kullanılıyor.Bu dizgilerin de hem kayalara sürterek ses çıkarmaması hem de kemerin altına sıkıştırdığımızda elbiseyi delmemesi için sivri ucunu 3 cm uzunluğunda kestiğimiz zıpkın lastiğinin içine sokarak taşıyabiliriz.

*Küçük iç hacimli maske bir çok yönden avantajlı olması yanı sıra ses yönünden de kullanışlıdır.Maske eşitlerken geniş hacimli maskelere göre daha az hava kullanırız ve maskeden dışarı daha az hava taşar dolayısıyla daha az ses çıkar.

*Ahşap gövdeli zıpkınlar metal ve fiber alaşımlı zıpkınlara göre darbeyi ve sesi daha çok absorbe ederler.Atış konforunun yanı sıra ahşap gövde ses konusunda da avantajlıdır.

*Dipte zıpkını hareket ettirirken kayalara çarpmamasını sağlamak gerek zıpkının deformasyonunu gerekse metalik sesler çıkmasını engeller.

*İp palamutlar metal palamutlara nazaran daha az dayanmakla beraber kullanım kolaylığı ve sessiz olması açısından daha avantajlıdır.

*Zıpkınlarımızda kullanılan mekanizmaların bir çoğu şiş mekanizmadan çıkarken ses yaparlar.Şişi tutan tırnaktan tetikten ya da mekanizma kasediyle şişin temas etmesinden kaynaklanan bu sesler gerçekten atışlarda isabet oranını düşürür ve sese hangi parçanın neden olduğu doğru tespit edilmesiyle basit bir kaç modifikasyon yapılarak engellenebilir.

İnkar etmemeliyim ki maddeler halinde hatırlattığım bu sebeplerden ortaya çıkan sesler zaman zaman bize sürpriz balıklar da getirebilmektedir,ancak unutulmamalıdır ki kontrolümüz dışında olan sesler getirdiğinden çok daha fazlasını ürkütür.

Agachon av tekniğinde bir çok sesten faydalanırız.Bu sesler kontrollü ve periyodik seslerdir.Balığın merakını uyandırarak bize yaklaşmasını sağlar.Agachon tekniğinde istenmeyen seslerden kurtulmak avın ilgisinin dağılmasını engelleyerek başarı oranımızı artıracaktır.Baskın tekniğini tamamen gizlilik esasına dayalı bir sistemdir.Bu gizlilik ögesindeki en önemli unsur yine sessizliktir.Ne kadar sessiz olursak av bizi o kadar geç farkeder ve avlanma imkanı artar.Kule tekniğinde ise sessizlik ava atış yapacağımız mesafeye doğrudan etki eder.

Balıklarla ilgili araştrmalarım ve şu ana kadarki av tecrübelem bana bu bilgileri kazandırdı,faydalı olabileceğini düşünerek ben de sizlerle paylaştım..

Sağlıklı ve bol trofeli avlar dilerim.....

                                                                           Nail SEVİNGEL

                                                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

© Spearfishcafe 2008 - bilgi : info@sparfishcafe.com