|
DALIŞ PLANLAMASI VE ÖNEMİ…
Hepimizin güzel
bir hafta sonu dalışı ardından gördüğü yada görmeyi
umduğu , belki talihsizlikler yaşadığı, belki de
mükemmel bir dalış yaptığı günün ardından sudan çıkıp
eşyalarını toparlayarak evine gelmesine müteakip bir
daha ki deniz kenarında hazırlanmaya ve mavi sularla
buluşma anına kadar geçen süreye ben kendi adıma ‘
kurtlanma süreci ‘ diyorum…
Bu süreçte hafta sonu için
tasarlanan dalış için haftanın ilk iş günü olan
pazartesi gününden itibaren hava kollanmaya başlanır ve
tüm hafta sayısız defalar hava durumuna bakılır , eğer
sürekli bir dalış partnerimiz yoksa gidilmesi muhtemel
arkadaşlar aranır ve hatta alınan duyumlarla dalışa
pekte gönlü olmayan partnerin de kurtlanma sürecinin
eşitlenmesi sağlanır. Neticede hafta ortası gibi çok
büyük bir problem (kabus demektir) olmadığı sürece
dalışa gidilecek kişi ve sadece hava durumunun
değiştirebileceği mera seçimi yapılır ve o amansız
bekleme sürecine başlanır. Tabi bu arada zamanı olan
arkadaşlarımız dalış mağazalarına giderek hiçbir
alışveriş yapmayacak dahi olsa birkaç malzemeyi
inceleyip bağımlılığımız olan yeni elbiselerin mis gibi
neopren kokusunu ciğerlerine çektikten sonra büyük
ihtimalle geçen dalışta o güzelim balığın kaçmasında
suçlu olan şişini yada lastiğini değiştirir. Eğer hiç
para harcanmaması gerekiyor ise en azından klips ve
misina edinilerek dalış gününe bir gün daha yaklaşılır…
Buraya kadar işin
tamamen esprisindeyim. Ancak hiç düşündünüz mü ?
Dalışınız sırasında yaşayabileceğimiz problemler
karşısın da partnerimiz ile ani durum dalış planlamamız
var mı yada dalışa gitmeden önce neler yapmalıyız yada
neleri yapmamalıyız ? Yada bunların önemi ne !!! İnanın
bu başa gelmeden bilinmiyor, ama başımıza böyle bir
durum geldiğinde de en doğru şekilde davranabilmeyi
bilmek oldukça önemlidir.
İsterseniz şimdi dalışa gitmeden önceki
24 saatimizde olası yapmamız ve yapmamız gereken şeyleri
gözden geçirerek inceleyelim…
Meramızı seçtik, hava gayet
güzel yola çıkılacak saatimizi de belirledik….
Dalışa son 24 saat kala mutlaka bir gece
öncesinde ve dalışa gideceğimiz sabahın gecesinde
kesinlikle çok iyi bir uyku…
Alkol alışkanlığımız dahi olsa son 24 saatte kesinlikle
ve kesinlikle alkol alınmamalı. Alkol vücuttan atılırken
beraberinde suyu , mineral ve tuzların ciddi anlamda
eksilmesine bağlı olarak vücutta yıkıma neden olmakta.
Bunu da hepimizin yakından bildiğini düşünüyorum… ( hele
ki
kısa
bir süre içinde aşırı alkol almak genellikle “akşamdan
kalma” haliyle sonuçlanır. Bu durum 8-12 saat sürebilir.
Akşamdan kalma olmanın sebebi, alkol zehirlenmesidir.
Aşırı alkol alınması karşısında vücut zayıf düşer.
Akşamdan kalma kişiler için halk arasında önerilen pek
çok şey vardır. Ama bunların hiç biri bu durumu
geçirmekte etkili değildir. Vücut zehirlenmiştir ve bunu
düzeltmesi vakit alacaktır!!! )
Sürekli spor yapıyor olsak
dalış öncesinde , çok ağır egzersizlerden olası
sakatlık ve kramplara neden olabilecek ağır efordan
kaçınmak…
Yine son 24 saatlik süreçte vitamin
harici ilaç alımı mutlaka doktora danışılmalı.
Dalışa gidilecek sabahın
gecesinde ağır yağlı , kızartma tarzı mideyi yoran
yiyeceklerin dışında süt yoğurt peynir yada muhallebi
vb. gibi süt ürünlerinden de kaçınılmalı süt ürünleri
tükürük ve balgam oluşumunu arttırmakta ve buda kulak
eşitlemesini olumsuz etkilemekte. Her zaman açılan
kulaklarımızın o gün açılmayacağı tutacaktır hele ki
birde hafif bir enfeksiyon var ise bu durumda dalışa
giderken yolda tavsiye edebileceğim en iyi şey sakız
çiğnemek olacaktır…
Yine aynı şekilde sabah uyanmak için
içilecek sert bir kahvede kalp ritmini arttırmakta ve
dalış için önerilmeyen bir durum teşkil etmektedir.
Ayrıca yine bol lifli ve yeşil gıdaların
aşırı alımı da sahilde partneriniz son derece keyifli
bir şekilde giyinirken yada dalışının en güzel yerinde
balığın bol olduğu bir anda avlanırken sizin tuvalet
arama ihtiyacı kabusunu fazlasıyla tetiklemekte hele
birde kış ayı ise vay halinize…
Peki yiyecek olarak ne yemeli yada
yanımıza ne almalıyız benim önerim yanımıza alacağımız
bisküvi yada minik kekler – muz (özellikle mide asidini
düzenleyici etkisi var) elma ve bol miktarda su, dalışın
bitiminde sporcu içecekleri adı altında dalış sırasında
harcanan eforun ve idrarla atılan mineral ve tuzların
geri kazandırılmasına yardımcı olacak bu içecekleri de
kullanabiliriz.
Buraya kadar bir sorun yok
ise yine herkese önerebileceğim dalışa giderken alınması
gerekenler isimli listemize de göz atıp tek tek kontrol
ettikten sonra eşyalarımızı toparlayıp sabahın olmasını
beklemek. Bence özellikle dalışa yeni başlayan
arkadaşlarımız içinde böyle bir listenin yapılması
oldukça önemli tam sahile gitmişken ağırlıklarını yada
paletini maskesini unutan çok arkadaşımı biliyorum…
Bu listede temel anlamda neler
bulunmalıdır:
Kendimizi suya ilk adımımızı atarken ki
şeklimizde hayal ettiğimizi düşünelim
1-
Dalış elbisemiz
2-
Maskemiz ve şnorkelimiz
3-
Eldiven ve çoraplarımız
4-
Paletlerimiz ve şamandıramız
5-
,Zıpkınlarımız ,yedek şiş , şiş kakıçı
6-
Ağırlık kemerimiz , bıçak , dizgi ,
7-
Elbise giymek için şampuanlı suyumuz ve
havlumuz ve boynumuza asmak için bir adet hakem düdüğü.
8-
Yedek ekipman kutumuz ( içerisinde
aracımızda ilk yardım malzemesi yok ise illaki yanımızda
amonyak ,oksijenli su ve gazlı bez baş ağrısı ve mide
asidi için düzenleyici basit ilaçlar , misina , klips,
yedek lastik ve palamut yada ip palamut, küçük bir
pense , çakmak , birkaç toplu iğne ve cımbız deniz
kestanesine basmayanımız yok sanırım… )
Artık hazırız yola çıkabiliriz…
Özelikle ilk defa gideceğimiz uzun yol
yapacağımız ve yabancısı olduğumuz bir başka ile ait
bölgede jandarmaya yada varsa en yakın sahil güvenlik
komutanlığına dalış yapacağımız yeri bildirmek bize
önemli avantajlar sağlayacaktır.
Her şey buraya kadar sorunsuz ilerledi
sahile geldik aracımızı bıraktık ve giyindik. Yüzümüzü
deniz suyuyla yıkadık ki bununda çok önemli bir önemi
söz konusu ( ileri konularda değineceğimiz memeli
refleksinin başlatılması hareketi) ve vücudumuzu dalışa
hazırlayacak bazı esneme hareketleri yaparak vücudumuzu
rahatlattık ve partnerimizle ayrıntılı bir şekilde
1-
Kimin ne tarafa doğru yüzeceği.
2-
Ne kadar sürede partnerlerin birbirini
kontrol etmesi gerektiği.
3-
Göz temasının kaybolması ve belirlenen
bir süre partnerlerin birbirini kaybetmesi durumunda en
yakın kıyıda yüksekçe bir yere çıkılarak tekrar kontak
kurulması. Kurulamıyorsa boynumuzda taşıyacağımız bir
düdükle sesle haberleşme kurulmaya çalışılması.
4-
Mola süresi ve Toplamda ki dalış
süresinin belirlenmesi.
5-
Birbirimize sesle iletişim
kuramayacağımız durumlar da ki işaretle anlaşmak için
birkaç basit işaretin anlamlandırılması. Örneğin
zıpkının kabzasından havaya kaldırılıp suyun dışında
sağa sola doğru sallanması – yardıma ihtiyacım var hemen
yanıma gel gibi…
Bunlar ilk bakışta çok teferruatlı ve
gereksiz basit ayrıntılar gibi görünse de deniz
gerçekten son derece ciddiyet isteyen tedbirin ve
güvenlik kurallarının özenle uyulması ve uygulanması
gereken sonsuz bir güzellik… Bize her zaman
güzelliklerini bir anne şevkati ile karşılığında hiçbir
şey istemeden sunan denize karşı sevginin de ötesinde
derin bir saygı duymalıyız ve onu korumalıyız…
Hepimize bol avlı sağlıklı ve tüm
tehlikelerden uzak dalışlar dilerim…
|